Konkordato Nedir?

Konkordato nedir, kimler ilan edebilir ve iflastan farkı nedir? Konkordato komiseri, geçici mühlet ve başvuru sürecini tüm detaylarıyla öğrenin.
Ekonomik belirsizlikler, nakit akışındaki bozulmalar veya beklenmedik piyasa koşulları, en güçlü şirketleri bile mali darboğaza sürükleyebilir. İşte bu noktada, hukuk sistemimizde işletmelere “son bir çıkış yolu” olarak sunulan konkordato devreye girer. Peki, haberlerde sıkça duyduğumuz konkordato nedir, süreç nasıl işler ve iflastan farkı nedir? İşte detayları…
İçindekiler
Konkordato Ne Demek?
Kökeni İtalyanca “concordato” kelimesine dayanan ve dilimizde “anlaşma” veya “uyuşma” anlamına gelen konkordato; borçlarını ödemekte zorlanan veya ödeyememe riski bulunan borçluların, mahkeme gözetiminde alacaklılarıyla yaptığı bir yeniden yapılandırma anlaşmasıdır.
Hukuki bir terim olarak konkordato; dürüst borçlunun, alacaklılarının belirli bir çoğunluğu ile anlaşarak borçlarını vadeye yayması (tenhil) veya belirli bir miktar indirim (tenzilat) talep etmesi suretiyle iflastan kurtulmasını sağlayan bir cebri icra hukuku kurumudur.
Amaç bellidir: Şirketi yaşatmak. İflas halinde alacaklıların alacaklarını tahsil etme ihtimali düşerken, konkordato sayesinde şirket faaliyetlerine devam eder ve borçlarını bir plan dahilinde öder.
Konkordato Kimler İçin Geçerlidir?
Türk Hukuku’nda ve İcra ve İflas Kanunu (İİK) çerçevesinde, konkordato talebinde bulunabilecek kişi ve kurumlar şunlardır:
- Sermaye Şirketleri: Anonim şirketler, limited şirketler.
- Kooperatifler.
- Şahıs İşletmeleri: Tacir sıfatına sahip gerçek kişiler.
- Alacaklılar: İflas talebinde bulunabilecek her alacaklı, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.
Önemli Not: Konkordato sadece borçlu için değil, alacaklının da hakkını koruyan bir sistemdir. Ancak borçlunun “dürüstlük” ilkesine uygun hareket etmesi şarttır.
Adım Adım Konkordato Süreci Nasıl İşler?
Konkordato ilanı, basit bir dilekçe ile gerçekleşmez. Oldukça teknik, mali ve hukuki bir süreçtir. Süreç temel olarak şu aşamalardan oluşur:
1. Başvuru ve Ön Proje
Borçlu, Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurarak borçlarını nasıl ödeyeceğine dair detaylı bir konkordato ön projesi sunar. Bu projede borçların ne kadarının, hangi vadede ödeneceği ve şirketin mali kaynakları açıkça belirtilmelidir. Ayrıca bağımsız denetim raporları ve mali tablolar da dosyaya eklenir.
2. Geçici Mühlet Kararı
Mahkeme, belgeleri eksiksiz bulursa borçluya 3 aylık geçici mühlet verir (bu süre 2 ay daha uzatılabilir). Bu kararla birlikte:
- Borçluya karşı icra takipleri durur.
- Yeni icra takibi yapılamaz.
- İhtiyati tedbir kararları uygulanmaz.
- Mahkeme, süreci yönetmesi için bir Geçici Konkordato Komiseri atar.
3. Kesin Mühlet Kararı
Geçici mühlet içinde şirketin durumu incelenir. Eğer konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali varsa, mahkeme 1 yıllık kesin mühlet verir. Bu süre zorunlu hallerde 6 ay daha uzatılabilir. Bu aşamada şirketin yönetimi, komiserin denetimi altındadır.
4. Alacaklılar Toplantısı ve Oylama
Sürecin en kritik aşamasıdır. Konkordato projesi, alacaklıların oylamasına sunulur. Projenin kabul edilmesi için şu çoğunluklardan biri sağlanmalıdır:
- Alacaklıların ve alacak miktarının yarısını aşan çoğunluk.
- Veya, alacaklıların dörtte biri ve alacak miktarının üçte ikisini aşan çoğunluk.
5. Mahkeme Tasdiki
Alacaklılar projeyi kabul etse bile son söz mahkemenindir. Mahkeme, şartların oluştuğuna kanaat getirirse konkordatoyu tasdik eder ve ödeme planı resmiyet kazanır.
Konkordato Komiserinin Görevleri Nelerdir?
Sürecin şeffaf yürütülmesi için atanan konkordato komiseri, mahkemenin “gözü ve kulağı” gibidir. Görevleri şunlardır:
- Şirketin faaliyetlerini denetlemek.
- Alacaklıları sürece dahil etmek ve bilgilendirmek.
- Şirketin varlıklarını korumak.
- Mahkemeye ara raporlar sunmak.
- Alacaklılar toplantısını organize etmek ve yönetmek.
Konkordato ve İflas Erteleme Arasındaki Fark
Türkiye’de 2018 yılında yapılan yasal düzenlemelerle “İflasın Ertelenmesi” kurumu kaldırılmış ve yerine konkordato sistemi revize edilerek getirilmiştir.
- İflas: Şirketin tamamen tasfiye edilmesi ve varlıklarının satılarak borçların ödenmesidir. Şirket tüzel kişiliği sona erer.
- Konkordato: Şirketin kurtarılmasıdır. Şirket faaliyetlerine devam eder, yönetim (genellikle) iş başında kalır ancak denetlenir.
İlginizi Çekebilir: 2025 İşsizlik Maaşı Ne Kadar? Başvuru Şartları
Konkordato İlan Etmenin Avantajları ve Dezavantajları
Her hukuki süreç gibi konkordatonun da artıları ve eksileri vardır.
Avantajları:
- İcra Koruması: Haciz işlemleri durur, şirketin malları korunur.
- Faiz Durdurma: Rehinli alacaklar hariç, borçlara işleyen faizler durur.
- Nakit Akışı Yönetimi: Borçlar vadelere yayıldığı için şirket nefes alır.
- Kamu Borçları: Vergi ve SGK borçları için de ödeme kolaylığı sağlanabilir.
Dezavantajları:
- İtibar Kaybı: Piyasa nezdinde “zor durumda olan şirket” algısı oluşabilir.
- Maliyet: Mahkeme harçları, bilirkişi ve komiser ücretleri yüksek maliyetler oluşturabilir.
- Denetim Baskısı: Yönetim kararlarının komiser onayına tabi olması, hareket alanını kısıtlayabilir.
Konkordato sürecinde işçi maaşları ne olur?
İşçi alacakları “imtiyazlı alacaklar” statüsündedir. Konkordato mühleti içinde işçi maaşlarının ödenmesi esastır ve komiser onayıyla ödemeler aksatılmadan yapılmaya çalışılır. Ayrıca Ücret Garanti Fonu’ndan yararlanma imkanı da doğabilir.
Konkordato reddedilirse ne olur?
Eğer mahkeme konkordato talebini reddederse veya süreç içinde projenin başarıya ulaşamayacağı anlaşılırsa, mahkeme genellikle şirketin doğrudan iflasına karar verir.
Konkordato ne kadar sürer?
Geçici mühlet (maksimum 5 ay) ve kesin mühlet (maksimum 18 ay) süreleri toplandığında, yargılama süreci yaklaşık 23-24 ayı bulabilir. Tasdik sonrası ödeme planı ise projenin içeriğine göre 36 ay veya daha uzun sürebilir.
Konkordato, borç sarmalına giren şirketler için hukuki bir can simididir. Ancak bu sürecin başarılı olması; gerçekçi bir projeye, dürüst bir yönetime ve uzman hukukçular ile mali müşavirlerin rehberliğine bağlıdır. Rastgele yapılan başvurular, şirketi kurtarmaktan ziyade iflas sürecini hızlandırabilir.
Ekonomik sürdürülebilirlik ve ticari itibarın korunması adına, konkordato sürecinin profesyonelce yönetilmesi hayati önem taşır.



